Ana sayfa THY Euroleague Fenerbahçe Beko oyuncularından karantina süreci açıklamaları

Fenerbahçe Beko oyuncularından karantina süreci açıklamaları

Fenerbahçe Beko, 2020-21 sezonu öncesi düzenlediği medya gününde oyuncular, kendilerine yöneltilen soruları yanıtladılar.

FenerbahceBekoHazırlık-7

google-news-abone-olpng

THY EuroLeague ekiplerinden Fenerbahçe Beko, 2020-21 sezonu öncesi düzenlediği medya gününde oyuncular, kendilerine yöneltilen soruları yanıtladı.

Sarı lacivertli oyuncular Eurohoops’a karantina sürecini, takımdaki değişimi ve hedeflerini anlattılar.

Eurohoops’un Fenerbahçeli oyuncularla yaptığı röportaj şu şekilde:

Eurohoops, yıldız oyuculara Kovid-19 salgını sebebiyle karantinada kaldıkları dönemde zihinsel sağlıklarını nasıl koruduklarını sordu.

Yeni transferlerden Jarrell Eddie, şu ifadeleri kullandı: 

Zihinsel sağlık, benim için çok ama çok önemli. Kolejde psikoloji okudum, dolayısıyla insan davranışları, beyin işlevleri ile ilgili bir şeyler öğrendim. Bu yaşananların da birçok insanda korkunç etkileri olduğunu gördüm. Ben tüm bu süreçte ailemle olduğum için şanslıydım. Biz birlikte karantinaya girdik. Keza eşim de spor psikoloğu. Dolayısıyla iniş çıkışlı günlerimizde birbirimize yardımcı olabildik. Ben kötüyken o yardımcı oldu, o kötüyken ben oldum. Küçük kızım da sürekli bizi eğlendirdi. Bence tüm bu süreçte zihinsel sağlığımızı koruma konusunda harika bir iş çıkardık çünkü çok acayip bir durum var.

Sarı-lacivertli ekibin tecrübeli isimlerinden Jan Vesely ise zamanının büyük kısmını ailesiyle geçirdiğini söyledi:

Açıkçası ben iyiydim. Tabii basketbol oynamamak ve dışarıya çıkamamak kolay değildi ama ailemle birlikte evde kaldık ve haftada bir süpermarkete gittim. Bazı aktiviteler yapmaya çalıştık. Uyuduk, çok film ve dizi izledik. Kolay değildi ama kişisel olarak ben iyiydim. Bazı insanlar için kolay olmadığını anlıyorum ve bazı çiftlerin ayrı kaldığını biliyorum. Bir evde üç ay yalnız kalmak kolay değildi ama benim için sorun yoktu.

 
Takımın Fransız yıldızı Nando De Colo, bu dönemi iyi idare ettiğini ifade etti: 

Zihinsel sağlığım konusunda hiçbir sorunum yok. Şu an yaşananlar insanlık için, tüm insanlar için çok kötü. Çünkü ortada bir salgın var, insanlar ölüyor. Ancak sadece daha da fazla dikkatli olmak lazım. Ben bu ayları ailemle geçirdim, o yüzden benim için bu iyiydi. Onlarla vakit geçirdim. Eşim ve kızımla elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. Onlar neler olduğunu biliyor olsa da dışarıda büyük bir sorun olduğunu hissettirmemeye çalıştım. Sadece dikkatli olmaya çalıştık ve sonrasında da her şeyi normale döndürmeye çalışıyoruz ama kolay değil.

Leo Westermann ise zamanının büyük kısmını yeni doğan kızı ve eşiyle geçirmesinin kendisine çok yardımcı olduğunu söylüyor: 

Kolay değildi ama günün sonunda eşim hamileydi. Mart ayında, karantina döneminde doğum yaptı. Kızım doğdu. Sezon içerisinde onları görmek, onlarla birlikte zaman geçirmek gerçekten zor. Şu an onlarla geçirdiğim vakitten gerçekten keyif alıyorum. İyi şeylere, beni mutlu eden şeylere konsantre oldum. Tabii ki basketboldan uzaktım, sosyal hayatım yoktu, arkadaşlarım ve ailem ile dışarıya çıkamadım ama eşim ve çocuklarımla olmak beni mutlu etti. Onları görmek keyifliydi. Bunun bir bedeli yok. Buna konsantre oldum. Bütün gün evde kalacak olsam da her gün mutlu uyandım. Sevdiğim insanlar etrafımda olduğu için mutluydum ve en önemlisi de buydu.

Ahmet Düverioğlu, karantina döneminde kendisini meşgul tutmak için kişisel antrenmanlarına ağırlık verdiğini belirtiyor:

Tabii ki çok zor bir dönemden geçiyoruz. Özellikle de ilk dönemde ligler iptal olduğunda alışmadığımız bir durum vardı. Herkes evlerine kapandı. Çıkamadık. Tabii ki kolay değildi ama bu hem zihinsel hem fiziksel bir oyun. Oturduğunuz yerde fiziksel ve zihinsel olarak güçlü kalmanız gerekiyor. İkisini birden güçlü kılmak daha kolay çünkü bedeninizi güçlü tutamazsanız zihniniz de zayıf düşüyor. O yüzden evlerde idman yapmaya çalıştık. Malzemeleri almaya çalıştık, koşu bandı gibi. Hem fiziğimizi koruduk. Zihinsel olarak da tabii idman yapamadığımız için daha çok maçlarımızı izledik. Yaptığımız hataları izledik. Çok vakit de oluyordu. Hem faydaları hem de dezavantajları oldu tabii. Ama benim için çok büyük bir avantajı da oldu. Çünkü son dört senenin maçlarında kendimi izledim. Nerede hata yaptığımı, nerede eksik olduğumu gördüm. O hataları yapmamak için bu sene farklı çıkacağımızı düşünüyorum.

COVID-19 testi pozitif çıkan Tarık Biberovic, zaman zaman çok zorlandığını itiraf ediyor: 

Gerçekten çok garip bir süreçti. Çünkü işin aslı benim testim pozitif çıktı. O yüzden bir ay kadar karantinadaydım. Dolayısıyla tüm o düşünceler, neler olacağına dair fikirler geçti aklımdan çünkü ne olacağını bilmiyorsunuz. Ancak daha sonra negatif olduğumu söylediler ve sadece kendimi geliştirmek için ne yapmam gerektiğini düşündüm. Vücut, çabukluk, daha iyi bir oyuncu olmak için neleri geliştirebilirsem artık… Karantina sırasında böyle geçti ve yoluma bakıyorum.

Fenerbahçe‘nin bir diğer yeni transfer Johhny Hamilton da zihni meşgul tutmanın önemine değiniyor: 

Yapabileceğimiz çok bir şey yok. Konsantre olmalıyız. Çünkü top elinizde olunca dikkatiniz pek dağılmıyor zaten. Elbette salgın ile birlikte çok şey yaşanıyor ama insanlar kendi aileleri ile ilgileniyorlar. Herkes kendisine zaman ayırıp istediği şeye konsantre olmalı. Çünkü olup bitenler nedeniyle dikkatinizin dağılması çok kolay. Ben kendi açımdan beni seven insanlara yakın kalıyor, basketbol sahasında çok çalışıyorum. Okumaya, aktif olmaya çalışıyorum. Basına pek dikkat etmemeye çalışıyorum çünkü malum, bazen konsantre olduğum şeyden sapabiliyorum. Ayrıca herkese tavsiyem de bu. Konsantre olmanız lazım.

Alman uzun Danilo Barthel ise böyle zor bir dönemde ailenin önemine vurgu yapıyor:

Şu anda bence zihinsel sağlığımız üzerinde büyük bir etkisi yok durumun. Neredeyse normal hayata döndük. Bence bu konuda en kritik kısım ailenizle olmak. Benim açımdan bir de taşınma kısmı var tabii, yalnızım. Nişanlım ve ailem Almanya’da. Ancak tabii çok konuştuk, sürekli temas hâlindeydik. Şu an hiçbir sorunum yok ama üç ay boyunca aileden uzak kalınca yaşanacak durumu anlayabiliyorum. NBA’de fanustaki durum da böyle. Basketbol dışında odaklanacak pek bir şey yok. Bazı oyuncuların konsantre olmak için yardıma ihtiyaç duymalarını anlayabiliyorum.

Lorenzo Brown, bu sürecin zihinsel anlamda yorucu olduğunu dile getiriyor: 

Gerçekten zor çünkü sizi neyin beklediğini bilmiyorsunuz. Beklenmedik şeylerle geçen bir yıl oluyor, bilemiyorsunuz. Ne geleceğini bilmiyorsunuz. Kimin hasta olduğunu veya bu hastalığın diğer insanları nasıl etkilediğini bilmiyorsunuz. Ancak sanırım buradaki asıl hedef günlük hayatı yaşamak ve ne olacağını görmek. Fakat bu noktada durum korkutucu tabii.

Sarı-lacivertli ekibin yeni transferlerinden Dyshawn Pierre, bu süreç boyunca pozitif kalmanın öneminin altını çiziyor:

Zihinsel sağlık gerçekten önemli. Birçok oyuncu, koç ailelerinden uzun süredir uzak. Konuşabileceğiniz, nasıl hissettiğinizi anlatabileceğiniz insanların olması çok ama çok önemli. Karantina sürecinde benim için en önemli şeylerden biri olumlu yanlara bakmaya çalışmak oldu. Birçok insan karantina yüzünden hayatlarında hiç olmadığı kadar uzun süre ailelerini göremedi. Ben bunu bir fırsat olarak kullandım. Ailemi ve bazı arkadaşlarımı gördüm. Bu açıdan zihinsel sağlığım için çok iyiydi gerçekten.

Fenerbahçe’nin bir diğer transferi Edgaras Ulanovas ise bir kez daha karantina şartlarına girmek istemediğini ifade etti:

Zihinsel sağlık önemli. Ne olursa olsun çözüm bulma yolunda sizi etkiliyor. Başka bir karantina olsun istemiyorum çünkü basketbolcular için de zor. Mümkün olduğunca oynamak istiyorsunuz. Çünkü oyunu seviyorsunuz, Avrupa’nın, dünyanın en iyileri ile mücadele etmek istiyorsunuz. Bu bizim sevdiğimiz oyun ve mücadele etmek, yer yer iyi, yer yer kötü de olsa bazı anları paylaşmak istiyoruz. Bunlardan dersler çıkarmak, deneyim almak istiyoruz. En önemlisi bu. Umarım başka bir karantina falan olmaz. Ancak bilemiyorsunuz tabii. Pozitif kalmalı ve ne olursa olsun aile, sağlık hayatınızın bir numaralı öncelikleri. Basketbol, biraz daha ikinci planda bu durumda. Ama umarım ikisine de sahip oluruz. Sağlığımıza, ailelerimize de dikkat edip harika bir basketbol sezonu geçiririz umarım.

Takımın tecrübeli isimlerinden Bobby Dixon ise bu dönemin kendisini çok etkilemediğini söyledi: 

Ben hep karantinadayım zaten. Avrupa’da 9-11 ay geçirince zaten karantina gibi benim için. Büyük bir değişiklik yok benim için. Aslında ben yalnız olmaktan keyif alıyorum. Benim için çok büyük bir değişiklik yok yani.